Twitter'da takip et. Abone Ol!
Mahmut Divarcı
ÖLMÜŞÜZ DE HABERİMİZ YOKMUŞ
29.03.2021

07 Haziran 2017 günü İzmir’e  geldik. 08 Haziran sabahı hazırlandık ve Ege Üniversitesi Hastanesine gittik. Bizi Ege Üniversitesinde çalışan  Doktor Oğlum Emre karşıladı. Biraz sohbetten sonra  KBB serisine gittik. Serviste beklemeden  daha önce burnumdan iki sefer ameliyat eden Prof. Dr. Raşit beyin odasında burnumda oluşan allerjik etten dolayı muayene olduk.  Doktor gene hemen ameliyat olmamı  önerdi. Oğlum bana falan sormadan tamam hocam dedi. Elimize bi tomar kağıt tutuşturdular. Bunlarla koşturmaca  kalp doktoruna, göğüs doktoruna, dahiliye doktoruna  en son anestezi doktoruna muayene olduk. Ben içimden yandık diyorum. Yeni yeni hastalıklar bulacaklar diye düşünürken KBB doktorunun odasına geldik.Doktorum evraklara baktı, baktı  birde bana baktı, tamam dedi yarın ameliyata alacağız, herşey normal bişisi yok amcanın dedi…Bende bir heyecan, sanki nefes alamıyorum.

Dr.Raşit Bey oğluma “ Emre Bey bizim ameliyathanelerde klimalar bozuk mümkünse sizin serviste yapalım “dedi. Oğlum Emre hemen kalktı gitti. Yarım saat sonra geldi. ”Tamam hocam  benim ameliyathaneyi hazırlatıyorum “ dedi. Yarın saat 9 da ameliyat olmak üzere ayrıldık. Kızımın evine geldik. Bende bi heyecan, bi sıkıntı. Kimseye demiyom emme içimde bi sıkıntı “Ya daha önce 2 sefer olduk bişi olmadı gene olmaz diyorum ama olmuyor işte…Akşam oldu kızın evde toplandık, herkes bene moral vermeye çalışıyor. Çekilin ben bi rakı için dedim. Hayır olmaz diyorlar.

Sabahı nasıl ettim bilmiyorum ama uyumadığımı iyi biliyom…09.06.2017 Saat 6,30 da herkesler daha yatıyor, kalktım duşumu aldım ,tıraş oldum bıyıklarımı kesdim,ocağa çay koydum. Kahvaltı yapacam..Hop dur, aç karını gidecen dedile. Onlar kahvaltı yaptı ben aç.  Zaten akşamda yiyemedim...8.30 da hastaneye vardık. Hemen Oğlum Emre’nin odasında soyunduk, üzerime yeşil bi fistan gibi bişi giydirdiler..Sedye geldi yat dediler  yattık.İki eleman beni güldür güldür  asansöre götürdüler.İkinci katta ameliyehane yazan yere soktular. Bi sürü insan  Oğlum Emre de var.”Aha amca geldi “ diye bi seviniyorlar.. Ne oldu ya dedim…Gel gel amca sen yat dediler .Yattım ağzıma burnuma  bişi koydular.Sohbet ediyodukkkk ki…….

Ben parlak bi ışıktan içeri girdim.Şöle bi sağıma soluma baktım.Her taraf yem yeşil bağlar var bahçeler var .İçinde kadınlı-erkekli insanlar çalışıyor. “Hety kolay gelsin” diye ünnedim,bağırdım,Başlarını  bilem kaldırmadan sağol dediler.Önümde bi yol iki tarafında dut ağaçları,ceviz ağaçları,erik ağaçları,zerdeli ağaçları var emme daha olmamış ermemişle.

Sen yürü bakalım Mamıt dedim..Herhalde bi 300 metre yürüdüm. Bide bi sıcak var.. Yoruldum. Baktım az ilerde bi çeşme var suyu akıp duru. Vardım su için diye eğilemedim. Baktım bakır bi tas var.Aldım elime duvara zencirle bağlamışlar. Dedim bu hırsızlar her yerde var galiba..İki tas su içtim emme kesemedi. Fazla içme şişirme garnını dedim. Bi 200-300 metre daha yürüdüm..Sağıma soluma  selam veriyom kimse başını kaldırmıyor. Nihayet az ilerde bi kulübe gördüm.. Hızlıca vardım.İçreden iri yarı biri çıktı.

- “Hop nere gidiyon, dur bakalım” dedi..

-Bi yere gittiğim yok. Yoruldum accık oturun diye geldim”dedim.

- Burası yol geçen hanı değil. Kimsin nesin dedi.

Ben de bi merak “ Neresi burası dedim.

“- Burası öbür dünya varya işte burası dedi.

Len olum ne oldu bana .Nere geldim ben .Öldüm mü acaba .diye düşünmeye başladım.

Ben düşünürken iriyarı adamın sesi duyuldu.

Geç şöle karşıma .Ben sorcam sen cevap vercen.Yanlız yalan yanlış cevap verme senin için iyi olmaz dedi.

-Ne sorusu bu dedim. Vediğin cevaplara göre nere gitcene kara vercem dedi.

Yandık dedim içimden. Eğer burası öbür dünya ise buda sorgucu ise bizi cehennme yollar bu diye düşünürken sesi duyuldu.

“Adın Soyadın ne . Mahmut Divarcı

Anne Adın ne. Hatice Doğumun Kaç..1953

Adam içeri girdi.Az sonra üzerinde amel defteri “M “yazılı  kalın bi defterle çıktı. Karıştırdı karıştırdı. Sayfanın birinde durdu. Bi  deftere baktı bi bene baktı tamam dedi.

-          Sorg ulama faslına geçelim. Müslümanmısın dedi.

-          Elhamdülüllah Müslümanız dedim. Deftere baktı kafasını salladı.

-          Namaz kılarmısın dedi. Bayram namazlarını, cenaze namazlarını kaçırmam, arada bir cumayada giderim dedim. Deftere baktı kafasını salladı.İçimden söylediklerim doğru galiba dedim.

-          Oruç  tutarmısın dedi. Aha yandık dedim içimden. Durdum Valla başında bi sonunda bi tutarım. Binimkisi aç kapa oluyo dedim. Tekrar deftere baktı kafasını sallladı.

-          Yalan söylermisin dedi..Valla yeri gelmiş söylemişimdir ama söylemem dedim. Deftere baktı başını salladı.

-          Kul hakkı yedin mi dedi.. Hemen atıldım benimkini yemişlerdir ama ben hiç  hiç kul hakkı yemedim dedim. Gene deftere baktı kafasını salladı.

-          Hayır etmesini severmisin dedi. Tam benim işim dedim. Elimden geldiğince hayrı ve yardımı ederim. Dilekçe yazarım para almam.İşi olanları işini yaparım.Deftere  baktı kafasını salladı.

-          Eline, beline,diline sahipmisin dedi.Düşünmeden “elime sahibimdir elin malına el uzatmam,belime sahibimdir başkasının namusuna bakmam dilime sahibimdir ,dedikodu yapma kimsenin arkasından konuşmam dedim.Gene deftere baktı kafasını salladı.

-          Tamam arkadaş verdiğin cevaplar defterde yazanlarla uyuyor  sorgu bitti. İçimden yaşasın dedim. Cennet yolu göründü bana dedim.

-          Yalnız bir iki daha soru sorcam dedi. Sor dedim hemen. Nasıl olsa  her sorduğuna doğru cevap vermişim.

-          Bütün dünya nimetlerinden faydalandın mı? Dedi. Düşünüvedim, düşünüvedim aklıma bişi gelmiyo.

-          Valla Bekilli de ne varsa faydalanmışımdır yemişim içmişimdir.Bide gittiğim yerlerde ne varsa onlardan da faydalanmışımdır. Aklıma geldiğince yoktur dedim.

-          İyi tamam dedi. Bi soru daha sorcam dedi. İçim rahat ya sor dedim.Şarap , alkol tatdın mı dedi.Yandık dedim.İçmedim yesem yalan söylemiş olacam. Güldüm ne cevap vercemi bilemiyom. Boş ver dedim doğruyu söyle,tam benim işim hemde kendim yaptım içtim dedim..

-          Salak dön geri o zaman niye geldin bura dedi. Kovalamaya başladı beni. Ya arkadaş bak gelmişken anamı babamı görün de öle gidin dedim dinlemedi.O parlak ışıktan tekrar içeri girdim.

-          Ama bu sefer sesler değişik. Tamam tamam nefes alıyor. Diye sesler geliyor. Gözümü açacam -açamıyorum. Ölmüşüm ben diyecem konuşamıyorum.

-          Az sonra güldür güldür sanki bir  el arabasının üzerinde gidiyormuşum gibi geliyor.Sesler var etrafımda acele edin diyorlar. Belli bir süre sonra sessizlik oldu.Ama kasığımda bir acı.Bağıracam bağıramıyorum. Ölüyom ben diyom. Duyan yok. Kendime gelir gibi oldum .Ağzımda bir sürü hortum. Dilimle çıkarmaya uğraşıyorum.Uğraş sonunda hortumun birini çıkardım Ölüyom ben dedim. “Yok yok baba iyisin ölmedim” diye bir ses. Accık rahatladım.Oğlum Emrenin sesi  .Ama Nefes alamıyom. Nefes aldıkça kaburgalarım batıyo. Emre tekrardan “derin nefes alma baba, kısa kısa al” dedi. Ama ağzımdaki hotumlardan nefes alamıyom ki..Tekrar dilimle uğraştım birini daha çıkardım. Bi yere geldik.Yatırdılar beni yatağa, nefes alamıyom. Kaldırın beni accık bi dedim. Emre yastık getirim babamın arkasına dedi. Az sonra üç falan yastık koydular.Rahatladım.Kısa kısa nefes alıyorum.Etrafımda bi sürü insan kimisi bağrıma bişile yapıştırıyo. Kimisi koluma bişile sokuyo. Başucumda makinalar dıt dıt ötüyo.

-          Artık kendimdeyim. Burnuma tampon  sokmuşlar .

-          Ne oldu Emre Oğlum bana dedim. Anlatırım baba biraz dinlen dedi. Ama Emre’nin yüzünden bişeyler olduğunun farkındayım. Çünkü Emrenin gözleri kızarmıştı.

-          Bir saat sonra beni ameliyat eden doktor Raşit Bey Oğlum Emre ve asistanları ile geldi.

-          Geçmiş olsun amca korkuttun bizi dediler.

-          Ne oldu ki dedim.

-          Ameliyat anında kalbin durdu. Çok uğraştık 25-30 dakika sonra tekrar çalıştırdık burun ameliyatında yarım kaldı dedi.

-          Öldüm mü yani dedim. Evet dediler.

-          Yani gördüklerim rüya değilmiydi dedim. Ne gördün dediler. Gördüklerimi anlattım.

-          Tamam amca sen öbür dünyaya gitmiş gelmişsin dediler.

-          Peki dedim Bu kasığımdaki acı ne dedim. Kalbin durunca Seni kalp servisinde anjiyo yaptılar. Dıkalı damar var mı diye.. Ama Kalbinde damarlarında iyiymiş.

-          Peki neden kalbin durmuş dedim.

-          Ameliyat sırasında verilen Jetokain ilacı yan tesir yapmış dediler.

-          Peki beyne kan gitmeyince pıhtılaşma olmaz mı dedim. Onada baktık çok sanslısın hiçbir hasar yok, yeniden doğmuş gibisin dediler.

-          Herkes gitti yoğun bakımda oğlum Emre ile yalnız kaldık. Bunlar doğrumu dedim. Evet baba kalbin durdu.Yeniden çalıştırmak için 3 defa elektrik şoku verdik, olmadı kalp masajı yaptık. Hani senin “allah kimseyi bunun eline düşürmesin” dediğin doktor varya o seni kurtardı, kaburgalarını da o kırdı dedi.  Kaburgalarının kırılmasının sebebi de bu dedi. Peki annen kardeşinin haberi var mı dedim. Ben haber verdim. Dışarda bekliyorlar biraz sonra gelirler dedi. Bir saat sonra falan içeriye eşim, kızım ,damat ve gelinim geldiler. Baktım herkes ağlamış. Neden ağladınız dedim. Emre telefonda “babamın kalbi durdu acele gelin demiş” onlar öldü sanmışlar.

-          Burnum hala tıkalı. Yaz kış akıyo.Sanki nezleyim.

-          Kimse ameliyat etmeye yanaşmıyor.

-          Dişçiye gidiyorum. Uyuşturucu Jetokain yapamadıklarından dişimi çekemiyorlar.

-          Hastahaneye gidiyorum ilaç allerjin varmı diyorlar.Penisilin ve Jetokain diyorum.

-          Dedim ya ölmüşümde haberim yokmuş.


Bu yazı 9730 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

SON YORUMLAR

Bekilli Ses Gazetesi © 2014 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim